SÖZLER

Dini sözler

Ben Kudüs’üm!
Boyadım fuadımı kırmızı, siyah, beyaz ve yeşile.
Alnımda tevhid mürekkebiyle.

Muş 2020 

Güller edasıyla Rasulullah’ı hatırlatıyorken,
Nasıl olur da gayri gülleri koklarım?

Muş 2020 

Seyircisi Allah (cc.) olan bir sahnedeyiz.

Muş 2020

Tahta şekliyle şadırvanların dostu: tak tuk.
Abdest alanlara eder yataklık,
Kaldırır yerden birkaç parmak boyu.
Unutmadım, unutamadım ki o maziden kalan yolu.
Namaza gidersin topuklarında tahta takunya;
Yalnız olmadığını anlarsın ayağında iki yaşlı şahit.
Anlarsın abdest damlalarını, anlarsın bu yolu…

Muş 2020

Bir asrın yorgunluğu çöktü üzerime.
Sanki bütün cürümleri ben işlemişim.

Muş 2020

Bana da yer vardır,
Sıkışmak için iki tesbih tanesi arasına.

Muş 2020

Her kuyunun Yusuf’u olmaz.

Muş 2020

Kişinin İslam’ın güzelliği, boş şeylerden yüz çevirmesidir.
İki sandık düşleyin: birinin içinde boş ve lüzumsuz şeyler var, diğerinin içinde türlü türlü mücevher, altın ve yakut; hangisi kıymetlidir?
Kalbimiz bir sandıktır; onun kıymetini biz belirleriz..

Muş 2020

Çam yeşili gözlerin bütün hüzünleri sınıra gömmeliydi.
Tetikte bekliyor Cevahir’in gözleri…

Muş 2020


İnsanlar uçmayı bilseydi, gökyüzünde savaş olurdu.
Uçmayı kuşlara münhasır kılan Allah’a hamdolsun.

Muş 2020

Ey dünya, bizi uyutmak için bir masal daha uydur.
Sesin kulağa tatlı geliyor.

Muş 2020

Meryem annesinin çiçeğiydi.
Annesi onu mabede dikti.

Muş 2020


Allah’ım, kelamım o kadar çok ki
Sükûtumun mabedi yıkıldı.

Muş 2021

El Hak de defaatle bir kere yaşarmazsa gözlerin, nasıl büyütürsün aşkı ebedî kalbinde?

Muş 2021

Vuslatın hududunu çizen ve aşkı devamlı kılan yar için, sen de secde eden bir ışık olmalısın.

Muş 2021

Ben özgürlük istemiyorum.
İnşirah da istemiyorum.
Kalbinin refah günleri geride kaldı.
Ben bağlanmaya geldim.

Muş 2021

Mescit eğilip zamanın kulağına der ki:
“Bu şanlı davanın erleri nerede?”

Muş 2021

İLAHİ AŞK

Ben yoruldum bu ikilikten.

Muş 2019

Bir dağ yıkılır,
İman yıkılmaz; muhkemdir.

Muş 2019

Hangi güzel, gecenin en zifiri anında,
Talibine kâbil olabilmek için
Ruhuna eğilir, fısıldar, ellerinden tutar, seni uyandırır?

Muş 10.02.2019

Gecenin tahtına sükût oturur.

Muş 29.01.2019

Onu sevmek, sarılmaktır güneşe.

Muş, 29.01.2019

Kisvesi yanmayanın hânesi aydınlanmaz.

Muş, 31.10.2022

Senin nazarınla yanayım, Rabbim.

Muş, 04.03.2019

Hangi ayna bu kadar yanmayı ister?

Muş, 04.03.2019

Toprak ateşle yanmadan şekil alamaz.

Muş,04.03.2019

Bu öyle bir aşk ki,
Bedenim virane, gönlüm âvâre.

Muş, 04.03.2019

Hakkı anmayan yabanda ve yitiktir.

Muş, 04.03.2019

Gönüller mahsül vermiyor, Mevlam;
Gönüller mahsül vermiyor!

Muş 2019

Aşkına boyun eğecek bir gönül ver.
Dildâde olayım.

Muş 2019

Kalbi yanan ağlamaz.
Yanılmadığımı biliyorum!

Muş 2019


Seviyorsan şayet,
Bir nur uğruna sev…

Muş 2019

Bu aşkta vuslat yoktur.
Sabreden aşkta müdavimdir.

Muş 2019

Gökyüzüne bakan şair,
Kalemi kırar, defteri yırtar.

Muş 2019

Aşk, güneşe çıplak gözle bakmaktır.

Muş 2019

Gecenin aydınlığından kork.

Muş 2019

Canımı simurgun bir tüyü gibi hafiflet.
Kaf dağına savur beni.

Muş 2019

Bazı şairler göğe bakarak yazar,
Bazıları yeryüzüne.

Muş, 2019

Ey aşk..!
Beni güneşe bakarak yazanlardan kıl!
Kıl ki kalemim, kağıdım ve gönlüm yansın.

Muş, 2019

Uçmak için kanatlara ihtiyacım yok ki.
Ben gökyüzünde doğdum.

Muş, 2019

Allahım, kalıcı bir sükûnete o kadar ihtiyacım var ki..

Muş, 2019

Toplumun düzensizliği bir kenara,
Kalbimin düzensizliği yıktı beni.

Muş, 2019

Gecenin büyüsüne kapılmadın değil mi?

Muş, 2019

Anka yüreklim..
Güneşi iste.
Güneşin büyüsü can yakmasıdır.

Muş, 2019


Sonra bir gün aşık oluyorsun Allah’a cc.
Kekeme olan kalbin konuşuyor,
Yeni bir lisan açılıyor kalbinde.

Muş, 2019

Sema'yı seyretmek uçmanın yarısıdır.

Muş, 2019

Hasretini çektiğimiz memleket,
Kuşlarının memleketidir.

Muş, 2019

Gönlümü kervana satsın artık kardeşleri.
Kenan’dan Mısır'a getirilip götürülen gömleğin üzerindeki koku, aşk değil de nedir?

Muş, 2019

2020..
Yaşamak için taşıyorsan şayet kalbini,
Fazla yükün var demektir.

Muş,2019

Bazı sevgiler pahabiçilmez ama viranedir.

Muş,2021


Kaygıların denizinde boğulurken ben,
Oltasını atmış bir dervişin avı olsaydım.

Muş, 2022

2023..
Görüyor musun İbni Arabi’yi,
Nasılda yakıp yıkıp geçiyor,
Kalp demeden, gönül demeden
Vurup vurup sinesine sığınıyor.

Muş, 2023

Vâhâlara tutunsaydı Mecnun,
Hiç Mecnun olur muydu?
Gitti de Leylâsının ayak izine tutundu,
Gitti de güneşin zülfüne,
Çölün ağuşuna tutundu..

Muş, 2023

Ama sen, yayın göbeğinde pek sabırlı durmuyordun...

Muş, 2023
Bir tomurcuk ilk fıtratı üzere tenebbüt ede,
Cürüm ağlarını mağfiret yağmurları ile sile.

Muş,2023

Bir kere aşık oldun mu,
Tevbesi yoktur onun.

Muş, 2023

Gerçekte ben Mecnunum,
Akıllı taklidi yapıyorum.

Muş,2023

Vuslatı devamlı kılan sevgili ne güzeldir.
Alıp aşığını karşısına temaşa edip,
Gönül oyunları oynayan sevgili, nasıl güzelsin....
Seni övmek için kalemleri dürdüm,
Gönül sayfalarını da yaktım alevli ahlarla.
Seni övmek için, seni görmek için
Yalınayak ve dilsiz olmak gerek.
Seni bulmak için
Perdesiz olmak gerek.
Ne kadar güzelsin..

Muş,2023

Şayet sözünde sadıksan,
Dar ağacına tebessümünü
Asmalısın, Mira..

Muş, 2023

Semâdaki tüm güzellikler sana mâtuf.

Muş, 25.12.2023

Baharistanda tomurcuklar kan ile sulanır.

Muş,26.12.2023


2024

Saki doldur.. Neyzen üfle.. Vakit şarap kızılı..

Muş, 17.02.2024
01.55

Ruhu anka tüyü gibi hafifti.
Yorgun dağların altında akan bir ırmak..
Asırlık ağaçlar gibi arifti.
Ruhu anış da kelebekler gibi tavizsiz,
Fırtınalar gibi süratliydi...

Rukiye Suna / dil dade

Muş, 19 mart 2024
01.34


Bir mızrak boyu inince o,
Düşlerim
Tutuşan bozkırlar gibi.

Muş, 11 nisan 2024
13.43

Kervana ak sütü bağışlayan kim?
Fettânı şuh beneklerle süsleyen kim?

Muş, 2024

Meraka hudud çizen yasalar hani?
Bal hendekleri, kanlı kılıçlar nerede?

Muş 2024

Oysa tenhâ idi dar ağacı,
Celladı uykudan uyandıran kim?

Muş,2024

Şimdi ben haneme bir kaftan biçsem,
Yine de sığmam biliyorum içine.

Muş,2024

Şimdi hayran hayran seyrettiğiniz şu yıldızlar, Allahın Alim kullarını hayran hayran seyrediyor.

Muş,2024


"Ey aşk, soğuk ve selametli ol."
"Ey aşk, soğuk ve selametli ol."

Muş,2024

Allah, sükûnetimin dili,
Sözlerimin sükûtu.

Muş,2024

Şimdi o güzide, ben geda; beni zengin kılması için dilenmekten başka neyim var?

Muş,2024

Ben cahilim, niyaz bilmem.
Ben lâl'im, nârâ bilmem.
Bana bir kılavuz söyle,
Yol yordam bilmem.

Muş,2024
Şimdi âlem turnalar ah'lara veda etti dedirtmem.



KARIŞIK SÖZLER

Hayret şey doğrusu!
Dünyanın dili yok ama en iyi muhabbeti onunla yapıyoruz.

Muş,2019

Kelam kaleme düşerse,
Defter imtihandadır.

Muş,2019

Hayat bana fazla alışmış,
Vazgeçemiyormuş.

Muş, 2019


Uyurken rüya,
Uyanıkken hayal görüyorum.
Gerçekler ise Arafta.

Muş,2019

Ben artık saklambaç oynamayacağım, Minnoş. Sen çok iyi koku alıyorsun, bu haksızlık!
Bundan sonra pencere kenarına geçip,
Kar tanelerini sayacağım.
Melekleri sayacağım çocuk gözlerimle..

Muş 2019

Bilmiyorum bahar kaç ay sonra gelir?
Sanırım tüm sobalar kalkınca.

Muş,2019

Bütün hesaplar bittiğinde,
Hesaplayamadığın tek şey yağmur damlaları olacaktır.

Muş, 2019

Bugün düne küs,
Dünün bundan haberi yok.
Bugün yarına pusu kuruyor,
Yarının bundan haberi yok.

Muş 2019

Birazcık kendime,
Kendimden bıraktım.

Muş, 2019

Bahçıvan her zaman yağmuru bekler. Çünkü o çiçek bakıcısıdır ve bilir ki; toprak varsa yağmur gelecektir, çiçek varsa arı gelecektir.

Muş,2020

Şiir, kulun nazlı niyazı; ruhuna kuşandığı kisvesidir.

Muş,2021

Bu gece bir güruh yıldız benim hakkımda fısıldaşıyorlardı.
Yazık diyorlardı; kehkeşana giriftar olmuş.
Bir geda gibi eteğinden ayrılmıyor; halbuki o zenginlik ve daha göz alıcı yıldızlar varken kehkeşan dönüp ona bakar mı ki?

Muş, 2024


Hüzün Sözleri

Bir şehir sessizse,
Kalbini kırmışlar demektir.

Muş, 2019

Tepelerin ardına sığınan güneşi,
Ertesi sabah gözbebeklerinde göreceksin.

Muş, 2019

Kanatlar uçmak içindir.
Kentin yorgunluğuna bakıp uçmayı unutma.

Muş, 2019

Dâr-ı elemde ehl-i dert olmayan,
Dâr-ı saadete ulaşamaz.

Muş, 14.01.2019

Sana tebessüm ettireni,
Umutlarında taşı.

Muş, 2019

Yer küreden düşerim de,
Anamın gönlünden düşmem.

Muş, 2019

Dinlenmeyi bırakıp
Düşünmeye başladığın andır gece.

Muş, 2019

Bir çiçek diktim, adını aşk koydum.
Bir tane daha diktim, aşk koydum adını.
Bir gül diktim, adını koymadım.
O zaten aşk olarak filizlendi.

Muş, 2019

Gökyüzü terazidir,
Gönül yükünü hafiflet ki
Seni yukarı çeksin.

Muş, 2019

Daha ölmeden kıyameti yaşatan dünya,
Dönmese de olur.

Muş, 2019

Vurunca Himalaya esintisi
Sol yanına,
Ne kadar da bahtlıyım dersin, Yasemin.
Şemailine hayran kaldım ben de.
Sükuttayım,
Ben de bahtlı mıyım dersin?

Muş, 2019

Eğil önünde kesif bulutların...

Muş, 2019

Yorgun düşmüş baygın bakışlarla
Bana bakıp elini, ellerimin üzerine koydu.
“Artık yiyemiyorum.” dedi.
Sustu ve bir of çekti.
“Bu sancı beni öldürecek.”
Gözlerine baktım. Masadan aldığım elmayı ona uzattım.
“Kırmızı.” dedi.
“Sence kırmızı beni kurtaracak mı?”

Muş, 2019

Ben haykırdım, insanlar sustu.
Sonra bir gün ben de susunca,
İnsanlar haykırmaya başladı.

Muş, 2019

Bu ne? Nasıl? Kâbusların kâbusu.
Matem havası, kalpte bir düşük.
Bu ne elemli bir levha, hüznü duvarda.
Çivilenmiş bir kalp,
Örselenmiş bir heyecanla.

Muş, 2019

Boynuna dökülür asma,
Çatısı kırık,
Boyası dökük evlerin.

Muş, 2019

Çağlayan gönlümden
Göz pınarlarıma
Bir damla lütfet.

Ben hüznü tatlı bir mâşuk suretinde görüyorum.

Muş, 2023


Bağrımı karınca yuvası gibi delik deşik eden şey nedir?

Muş 2024

Artık burada kalmanın bir anlamı yok.
Çünkü hava aydınlık olsa da bir o kadar kederli.

Muş, 2024

Hüzün âfâka ulaşır,
Sevinçler beyhûde...

Muş, 2024

İşte orada, orada bir söğüt ağlıyor.
O bir şaheser, sevgilinin elinin değdiği.

Muş, 2024

Işıklar karanlığı söndürürken elim bir çığlık yükselir bütün renklerden.

Muş, 2024

Bir çölün iklimini üzerime giydim.
Bazen çok üşüyorum, bazen de alevlerle dans ediyorum.

Muş, 2024

Masamdaki vazo kadar ürkek hissediyorum kendimi,
Tek bir esintiyle paramparça olmaktan korkuyorum.

Muş, 2019

Her şey yaralı.
Her şey hercümerç.
Her şey kâsî.

Kalbim başka,
Kalbim başka.

Muş, 2024

Şimdi ise öteki dünyaya gitmek ile bu dünyada kalmak arasında hiçbir fark yok.

Muş, 2024

Artık başka şeyler düşünmek gerek.

Muş, 2024

Sahi var mıdır gerçekte bir sekteden sonra soluklama?

Muş, 2024

Şimdi öz yurdumda gurbetteyim.
Boğazıma düğümlenmiş tasayı yutsam dahi esefteyim.

Muş, 2024

Üzüntü tozları

Gam o ki, dingin yağmurlar hoyrat denizlere karıştı.
Bütün dağlar yıkıldı, dünya sarsılıyor.

Sen yansıyınca, Mira, Kuzey buz denizi kaynamaya başlar.

Belki yokluk uykusu, varlık uykusundan önce gelir.

Sana ağ kurmuş örümcek; halbuki habis fısıltısı su üzerinde peydâ olan hava kabarcığıdır.

Eridi sabrın kılıcı, yıkıldı mabedi cevherin.


Aşk Muhabbet Sözleri

Kalp çok lisanlıdır, anlamadığı dil yoktur.
Muş, 06.01.2019

Kalp inatçıdır, söz dinlemez.

Muş, 31.11.2023

Rüzgârın sesini dinleyen bir insan
Başka seslere kulak tıkar.

Muş, 06.01.2019

Yarılan bağrına tohum ekmek için toprağı sürerler.
Sen de açmasaydın harir sineni,
Seni sevebilmem mümkün müydü?

Muş, 2019

Ateşin yaktığı insan olana dek yaşa!

Muş, 30.01.2018

Gönüle hüzün ekersin, aşk filizlenir.

Muş, 29.01.2019

Hoş geldin...
Aler resi ve’l ayn.
Ey ömrümü tarfesinde temaşa eylediğim.

Muş, 20.01.2019

Kalbimin iniltisi uyutmuyor beni!

Muş, 19.01.2019

Seni anlamadılar, bâdiye güzeli.
Çöl deyip geçtiler.

Muş, 16.01.2019

Bende ki iklime meydan okuyan
Âsıf gözlerine geliyorum.
Sabâ yeli gibi tenimi okşayan
Avuçlarına geliyorum.

Muş, 12.01.2019

Aşkın yurdu kalptir.
Kalp dâr-ı aşktır.

Muş, 03.03.2019

Aşk arındırır.
Aşk barındırır.

Muş, 03.03.2019

Bizim şeklimiz çiçek olsa,
Ne çıkar kokmadıktan sonra?

Muş, 03.03.2019

Bilinçli yaptığım bir şey değil.
Seni seviyorum, o kadar.



Görgü kuralları içinde seviyorum seni;
Dokunmadan, incitmeden, kıyamadan.

Muş

Sana tebessüm ettireni,
Umutlarında taşı.

Muş

Beni göklere gözlerin taşır.

Muş

Tek dileğim, âşığın gönül memleketinde gezinmek.

Muş

Kaç bahar dolaştın bilmiyorum.
Bütün çiçekleri toplamışsın.

Muş

Sen beni çölün ortasında serapsız kodun...
Sen beni vuslat kervanında geride kodun...
Sen beni divane gönlümden bihaber kodun...
Sen beni dert otağında hemdemsiz kodun...
Sen beni gurbet elde tenha kodun...

Muş

Senden sana bir köprü kuruyorum.
Ayağım kaysa ateşlere düşeceğim,
Kaymasa sendeleyeceğim sıratta gibi.

Muş

Söyle, hangi mevsimsin?

Muş

Sanki o kadife sesinle beni kafese tıkacaksın.
Şu kulaklar var ya, duyduklarını alır kalbinde tutsak eder.

(Cahidem)

Muş

Katl olmuş hüsn-i suretinle nice asilzâdegân,
Malum oldu şimdi yeryüzü neden kabristan.

Muş

Gönül köşeye sıkışınca eman dileyemez.

Muş

Bir kalp dolusu nisyanla sevelim öyleyse...

Gönül yanıyor,
Öyle ki su serpsen sönmüyor,
Toprak atsan beyhûde.

Muş

Gönül aşk ile bilenir.

Muş

Kimi kıtaları aşmıştı,
Kimi çölleri talan etmişti,
Kimi dağları delmişti,
Kimi gözlerini kör etmiş sevgili uğrunda.
Neticede fani olan yar, ankâ kuşu olup
Sırtında yükseltti onları bâkî’ye.

Muş

Ah! Keşke gözlerin efsane olsaydı.


Bir çeşit mucize idi kokun.
Herşeyine inandım,
Herşeyimle inandım.

Muş

Susuyorum kalbimdeki bunca kıyamete rağmen 
Susuyorum çünkü dirildiğim tek andır kıyamet

Muş 


Günahkar ağızlarımıza alınamayacak kadar mukaddes olan aşkı,
Toğrağın ve haşeratın yiyeceği şu fani beden torbasıyla aynı mesafede tutmak, 
Büyük yalnızlık ve şaşkınlıktır.

Muş

Aşkın kutsallığını hevesâta indirgemek büyük yanılgı ve bedbahtlıktır.

Muş

كلكم شقيظ هي زهرة
Hepiniz saksı o çiçek

Muş

Bir güzellik var sende dildar’ım
Elinde,dilinde, gönlünde

Muş

Hangi yağmuru içtin?
 Yüreğin çiseliyor.

Muş

Ölmüştüm çünkü
Tebessümüne kurban arayan biri vardı.

Muş

Farzet ki ben bu diyarlardan gitmişim
 O diyarlardan sesleniyorum sana gel.

Muş

Bana “Şiir oku” dedi.
 Şiir üzerine şiir gelmez.
Güneş üzerine bir başka
güneşin doğmadığı gibi.

Muş

El firak! Yaprak düşer 
Toprak anlamaz
 Yağmur anlamaz

Muş

Özleminin gönlüme yaptığını
Bir savaş beldelere yapmadı.

Muş

Bana de ki;
Bütün suç ağaçların,çimenlerin sarmaşıkların ve yosunların ve koklanası çiçeklerin de ki bütün suç onların.

Muş

İnanırım boğulmamak için deniz yeşili gözlerinde,inananım dağlara..
O gözlerin yeşilinin , enginliğinin  altında kalmamak için.

Muş

Sen gidersin ben ise su olurum.
Ne tadım olur ne tuzum
Ne görünürüm ne görünmem.

Muş

Güneş evreni geziyor, senin papuçlarını giyinip..

Muş

O sen değil miydin?
Kalbimde büyük bir fitne çıkarıp
Usulca ortadan kaybolan.

Muş

Gözlerinden nehirler akıyormuş.
İçmeye geldim...

Muş

Ne kadar da saf görünüyordun.
Nasıl oldu da kalbimi yendin?

Muş

Gönlü meyhane olanın
Müşterisi sarhoş olur.

Muş

Bitmeyecek bir sancıyı
Gözlerinin kahvesi
Kalbimin en ağmaz yerine ekti.

Muş

Kirpiklerine Mevlam bir yol yapmış,
Çekmiş uzatmış.

Muş

Hayır! Kimselerin nazarı değmesin yüzünün ışığına.
Bakarsa şayet fezanın sonsuzluğunda kaybolsun.

Muş

2020

Kalbim hilal kaşlarının çizgisinde seyrediyor.

Muş, 2020

En sevdiğiniz şiirden bir dörtlük yazar mısınız?
Ben o şiirin önce kaşlarından bahsedeyim, gözlerinden mesela.
Ya da ellerini tutup getirsem olmaz mı?

Muş, 2020

Ahh!.. O güneşe ziya olan gözlerin beni can evimden vurdu.

Muş, 2020

Ew çîrok çi bu? Bi çavên te dest pê dikin.
Neydi o hikâye? Gözlerin diye başlayan.

Muş, 2020

Yan yana gelemeyen iki kelimenin de hasreti vardır.
Bir cümle olamayışın hasreti.

Muş, 2020

Söyle, Azizim!
Güneşe sevgi besleyen bir yıldızın derdi küçümsenir mi hiç?
Mecnun bile Leyla'ya bu denli uzak düşmemişti.

Muş, 2020

Neredeyse ölecektim.
Yüreğini kımıldat dediğinde.

Muş, 2020

İçimin ne kadar yandığını bilseydin
Derya olurdun,
Ama bu da yetmezdi.

Muş, 2020

Bizler geride kalanlarız,
Kalplerinin ta gerisinde.

Muş, 2020

Kirpikleri ağardı giryânının.

Muş, 2020

Zincirleme çiçek tamlaması.

Muş, 2020

Gönül alıp gönül verin, en güzel alışveriş budur.

Muş, 2020

Sen istiskâ deminde kef’e damlayan gonce-i absın.

《Sen yağmur duası anında açılan avuçlara
damlayan su kabarcığısın.》

Sen sahranın nazarında ebr-i baransın.

《Sen çölün nazarında yağmur bulutusun.》

Muş, 2020

Ben de isterim gözlerinde küçülmeyi.

Muş, 2020


Bahçıvan her zaman yağmuru bekler. Çünkü o çiçek bakıcısıdır ve bilir ki toprak varsa yağmur gelecektir, çiçek varsa arı gelecektir.

Muş, 2021

Yalnızdır âşık, çehrisi gülse de onun çilesi. Aşk kisvesi giymiştir.

Muş, 2021

Bu mevsimde kardelen olsam neye yarar!
Yapraklarım üşüyorken.

Muş, 2021

Ben güneşi bekleyen gölgeyim.

Muş, 2021

Aşk dermansa, aşksızlık bir hastalıktır.

Muş, 2021

Gizli gizli seni seyrediyormuşum.

Muş, 2021

İçirir çiçeklerin ruhuna hikâyesini
“Aşk ve Hüsn’ün”.
Bunu diriltmek için mi yapar, kabzetmek için mi bilmezsin.

Muş, 2021

Vahalara tutunsaydı Mecnun hiç Mecnun olur muydu?
Gitti de Leyla'nın ayak izine tutundu.

Muş, 2021

Nâle-i Mahbes-i Yuzarsif
Bende emvâc-ı nilim,
Züleyhâyım, yoktur dilim.

Muş, 2021


Bülbüller susarsa harap olur gül bahçesi.
Zira maşuk'un neş’esi, âşığın âh u enîninden gelir.

Muş, 2022



Âşık bakışını mâşuktan başka yöne çevirdiğinde
Kâinat oraya kayar. Âşık boşlukta kalır. Âşık mâbedini mâşuk’un bakışının sathına inşa etmiştir.
İnzivada oradadır, ilticada.

Muş, 2022

Ben ağlamaktan yana muzdarip değilim.
Muzdarip ve mecruh olduğum için ağlıyorum.
Ağlamak çâresidir
Dest-i gıyabinin cürhüme zerk ettiği.

Muş, 2022

Sen bakışının sathındaki mabedimi yıktın ya!
Ben toz duman içinde şimdi göğsümde bir kalp yerine taş taşıyorum...

Muş, 2022

Her gece ayla muhabbet ederdim.
Bir gece kirpiğinin kuytusunda sürmenle muhabbet ettim.
Uyudum, uyandığımda güneş gözlerin kömür rengi sürmeni aleve vermişti.
Yanıyorduk...
Gözlerinin seherinde yanmak,
Hicranın sayhâsında sağır olmaktan daha âsândır.

Muş, 2022

Madem sana ulaşamıyorum, öyleyse göz pınarlarımın yakınında durma...!

Muş, 2022

Lâl olan harfleri cümlelerle konuşturmanız ve satırlarda bayılıp sadırlarda ayılmanız... Ne hoş.
Kelimeleri ufukta çoğaltıp zeminlerde yaldızlamanız ve genç bir yıldız gibi yere indirip İsfahan halıları üzerinde oturtmanız... Ne hoş...

Muş, 2023

Kelebek dudağının etrafındaki hâle,
Kirpiklerinin ucuna tutunan nücum,
Fezaya kanatlanmış iki cenahın,
Nil'in berrak suyuna akseden ellerin,
Ferhan inciler doğuran dilin,
Yoksulluk çeken bir buse için
Mutlak zenginliktir.

Muş, 2023

Fasl-ı Nevbahar

Şuh çiçekler dil-teşne sayfalarda karar kılsa ya...

Muş, 2023

Kalbim beni tavaf ediyor.
Neden ben yorgunum?

Muş, 2023

Yemin ederim Leyla'nın kakülünde bir damla kan yoktu... Ta ki...

Yemin ederim Mecnun'un çölünde bir katre hüzün yoktu... Ta ki...

Muş, 2023



Göğsüme bastıramadığımdandır.

Muş, 2024

Gelmedin ey yıkandığım,
Hicranının iniltisinde.
Gelmedin...
Gelseydin rüsva olurdu
Tüm me’yus günler.

Muş, 2024

Beni aziz kılan yalnızca gelişindir.

Muş, 2024

Haklısın, beni hançer benzeri şeyle öldürmüyorsun.

Muş, 2024

Gözlerim ağarıyor bazı durumlarda,
Gün gibi aşikâr,
Besbelli,
Aslında her şey ortada...

Muş, 2024

Beliklerim kınalanır ayasıyla,
Günberi.
Güneş esmerleştirir savaşçıları...

Muş, 24 Nisan 2024
Gece yarısı

Elimden ne gelir, gözlerin sükût etmiyorsa...

Muş, 2024

Bölünsün yetmiş bin zerreye ki o kalp,
Aşkı bulamıyor.

Muş, 2024

Ben nisyan bulutlarından unutmabeni çiçeklerinin yapraklarına ve köklerine dökülen yağmur katresiyim.

Muş, 2024

Sözler

Senin gözlerinde gizlenen ince hüznü
Aşikâre çıkaracak mehtap nerede?

Muş, 2024

Yokluk diye bir şey yok.
Sen yine de unutma kendini.

Muş, 2024

Karanlık bir demdir,
O dem ki sen göğsünü kapattın.

Muş, 2024

Senin yüreğinin büyüsünden kâm alan kimse
Ayın mehtabını küçük bir kıvılcım sanır.

Muş, 2024

Seni anlatamamak benim noksanlığım.
Sana ud ve düdüğün nefesiyle geldim.

Muş, 2024

Beni neşeli simanla bu güz yalnızlığından kurtar.

Muş, 2024

Âlemde senden gayrı her şeye şek duyarım.

Muş, 2024

Ulaşabilsem Mevlam, bütün eserini yüceltip övmeye
Ve yalnızca kınasam şu uslanmaz nefsimi.

Muş, 2024

Herkes balığın karnında kendi nuruyla yanmalı.

Muş, 22 Aralık 2024


Güzelleşip sana geleceğim.
Henüz yeterince güzel değilim.

Muş, 2024

Vuslatın tatlı neşesi olmasaydı,
Hicranın acı tadı daima damakta kalırdı.

Muş, 2024

Senin bu şımarıklığın, güneşin arkasına sığınışından geliyor, Mira.

Muş, 16 Ocak 2024

Ve siz ey hışmıyla gülistanı yağma etmeyi dileyen ordular,
Bileklerinizin gücüyle gelin,
Çünkü biz yüreklerimizle geleceğiz.

Muş, 16 Ocak 2024

Bilirsin, bizler sâkinin önünde gerçek dirilişi idrak etmişiz.
Yoksa bu sonlu hayatta başka eğlencemiz olmazdı.

Muş, 2024

Veyl o kişiye ki düşüncesi nisyandır.
Bilseydi sonunu yolun, o yol ki gülistandır.

Muş, 19 Ocak 2024

Fırtınalı Ayaz
Ben beyaz olduğum günlerde baykuştum.
Bir dala kondum, aslında hava geceydi.
Bir dala konunca öldüm. Öldüm çünkü bir asam yoktu.

Muş, 7 Mart Cuma 2025

Nöbetçi Baykuş

Halbuki sende benim gibi silahla bin kurşun yemiştin.
Noldu, yaraların iyileşti mi?

Muş, 7 Mart Cuma 2025

Dans etti savaşın ortasında şahinler.

Muş, 7 Mart Cuma 2025

Öfkesini kustu bir Kızılderili dağlarda,
Onunla savaşmaya gelen bütün beyazları siyaha boyayacaktı...

Muş, 7 Mart Cuma 2025

Murabitîn

Bizler boz bulanık sularda boğulurken,
Sizler badeleri cennetlerde birbirinize sunmuşsunuz.

Muş, 7 Mart Cuma 2025

Lal

Yazsam şimdi, belki kaç nehir kurur.
Sayfalarım ıslak. Elhamdülillah.

Muş, 7 Mart Cuma 2025






Sevgilinin sitem okları, seveni benlik tahtından indirir.
Kara gözlerindeki neşeyi içir bana.

Muş, 01.04.2025

Ben deyince, kâinatın nasıl çöktüğünü görürüm…
“Ben” demek, hâlâ kendine ağyâr olamamaktan ileri gelir.
Kendine ağyâr olamayan, sevgiliye nasıl yâr olabilir?

Muş, 05.04.2025

Allah’ım, bize şifa ver,
Kalbimize şifa ver.


Ben onun teknesindeyim,
Ancak onun suyunu talep ediyorum…

Muş, 31.03.2025

İçimdeki derin hüznü öylesine kuşatmışsın ki…

Seherlerde seni ezberleyen yalnızca kuşlar mı?

Küçük bir nokta neşeydi, sildim; kalmadı.
Yüce bir hüzündü, derin göğsüme sığmadı…

Muş, 28 Nisan 2025

Mahvediyor beni âsumanın çığlıkları,
Bölünmek üzereyim; oysa üzerimdeki güneş huzmeleri…

Muş, 29 Nisan 2025

Gelin! Ayrılığa göğüs gerebilmek namına birlik olalım…
Gelin! Bir satır daha yazabilmek gayesiyle,
Gözyaşlarımızı yerden toplayalım.

Kâğıt üzerine yazan bu kul, biçare değil…
Kulluğu gereği, mürekkebin akışkanlığıyla kaynağa doğru akmakta…
Tâ ki sekinete erinceye dek yazıp çizmekte…

Muş, 29 Nisan

Esef, budanmış ağaçlar!…
Yazık, ruhumun çocukluğu dallardan uçup gidiyor…

Muş, 20 Mayıs 2025

Bana gecenin karanlığı,
Gündüzün aydınlığı gibidir.

Ah, beni bir ummanın kalesi yaralar…
İçimde fethedilmiş bir benlik var…

Muş, 15 Haziran 2025

Ezilse de gövdesi toprağın, yine de yaseminler yeşerecek…!

Bir tek istediğim, yıldızlar ve sen…

Hüznümün içinde bile seni ararken mesrurum.

Ah, yaslasaydım başımı kalbindeki o nermin yastığa…

24.08.2025
15.32

Oysa onlar, deriyi tabaklamadan üzerlerine giymezler.
Oysa onlar, bir petek bal için binlerce arıyla savaşırlar.

26 Ağustos 2025
02.16

Dün okşadığım çiçekler bugün soldu.
Ben bahçıvan olmamalıydım.

Sen “Ol.” dedin ve oluverdi, yine “Ol.” dedin ve oluverdi.

Hangi yönden gelirseniz gelin, benim Rabbim her köşeyi, her ciheti kuşatmıştır.

Gerçek bilgelik, umut etmektir.

Kimi zaman kendimi Nil’in dalgaları arasına atmak istiyorum.
Bunların hepsi, sinemi bir dilbere bağlamaktandır.

Sevgili, kâkülünün bir teli âlemi sarsmaya yeter. Ahlâkının güzelliği suretinde zuhur eder. Fakr bende, gınâ sende. İndikçe derûnuna, kalbimin âyine-i cemâli parlar.

Bir kez daha söylüyorum: Bu âlem neşvesini sevgiliden alır.

Burası bir bahr-i muhît; dalmaya geldim.
Feleklerin âhını gûş etmeye geldim.

Can içre bir cânan taşıyorsam, ona mest ve hayransam; sırtımdaki yük ve yaraları şerbet namına içerim.

Bir kere gün ışığını görmüş biri, karanlıkta hep o anı arar.

Yıldızların eğlencesi, dolunayın tenhalığından daha güzeldir.

Sen, Rukiye, rengârenk bir ilkbahar sabahısın.

Yüreğimi al, bahçeni ver.

2025

Sonunda bir gün bu hikâye bitecek
ve sonunda masalcıyla buluşacağız.

2025

Âşık, hayal ehlidir.
Böyle tahayyül edince resmen âşıkların çâhına düşüyorsun.

Zeval vakti âfitabın önünde eriyen zerrecikler bize neyi anlatıyor acaba?

Bütün kumrular, kanadı kırılmış bir kumru için yas tutuyormuş.

Mutluluk bir meta; bende değil, panayırlarda satılmaz.
Mutluluk, esrarengiz bir dokunuştur.

Güneş ve ayın imparatorluğu benim.

Bunlar sitem değil,
bunlar kılıç darbeleri,
senin vurduğun…
Bunlar feryat figan,
bunlar niyaz değil.
31.12.2025
20.27

2026

Muhabbet mizanda ağır geldi 
Terazi paramparça

Mâlik olmasın sir'ete illeti zillet

Sevdâ (aşk hastalığı) bedenimin sarayına sızıp, hücrelerimi eritmesiyle bir kandili tutuşturacak mahiyete ulaştı. 

Hepimiz aşığın külünden dağılan, 
Köz parçalarıyız parıldayan

Ey ağaçların ve yaprakların kokusu 
Ey Mütebessim hâle 
Zirvedeki ay 
Ey dağılmış Sitâregân 
Neden böyle güzelsiniz?

Ben sükutu senin lisanından öğrendim..

Seninle kavuşsak ayrılık bizden incinir..

Kebap oldu bu sine.
Bu dağınıklıktan nasıl kurtulabilirim, ey Aşk?
Bu parçalanmışlıktan nasıl kopabilirim?

Sen gülünce benim yüreğim sarsılıyor...

İzin ver, biraz nurunla eğleneyim...

En çok kimin kalbinden uzaktasın?

Rabbim, bu gecemi öyle donattı ki Necid çiçekleri kıskandı...

Bu gece öyle bir gece ki benim için, ağaçlar köklerini çekip topraktan, bana doğru koştu...

Bilhassa onun ağzından dökülen inci taneleri, düğümlenen göğsümü açsın...

Figân edip duran elem zerrecikleri, onun nefesiyle yok olup gitmişti...

Ne kadar yakın olmak istiyorsan, o kadar vakur olmalısın.

Rukiye Suna
22/05/2026

Neden bu kadar mahzun yürüyorsun?Adımlarından taşlar incinecek.

Kıyama durdu bu gönül, daima aşk okur.

Kalbimin derununa işleyen bir cevherdir o.

Ey bütün temiz ruhları bağrında saklayan gökyüzü...
Sen de biliyorsun ki bu dünya saf kalplilerin yeri değil...
O sebepten çiğdemleri seçip baldıranları bırakıyorsun.

2026

Köklerinden ayrılmadığın sürece, filizlenmeye devam edersin.

Haziran/2026


Onlar yedi düvelle barışık, yalnızca kendilerine küs...

Sana inanınca, kendime şek duymaya başladım.

Sen nazarı en güzelsin; iyi bir klavuz, hoş kokulu bir begonyasın. Yar, kendi tenhalığımda çıldırmak üzereyim. Mahzuru yoksa sev beni; beni bedhahlara düşürme...

Cân nerededir, ey aşk; cân içre Rab nerededir? Avare, sefil, nâlandır şu kemter; nefes nerededir, nefes nerededir?




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Maşuğ'un günlüğü

PIHTI